Temmuz 18, 2009

Sumak'ta gizlenen şifa


Sumak, suyla kaynatılıp, bal kıvamına getirildiğinde hangi dertlere derman olmuyor ki...

Horasan ve Şam'da yetişen türleri vardır. Şami olan, Horasani olandan daha küçüktür; kırmızı mercimek gibidir ve o, akasyanın ve gülün etkili olduğu alanlarda etkili olur. Sumak, suyla kaynatılıp, bal kıvamına getirildiğinde, hadadın etkili olduğu alanlarda da etkili olur.

İÇERİĞİ

İkinci derecede soğuk ve üçüncü derecede kurudur.

YARARLARI

Kabız, takviye edici, durdurucu yararları vardır. Sirkeden daha çok derinlere nüfus edebilir. Kanı dindirir; hatta bir kavim, eğer kanaması olan kişinin boynuna sumak asılırsa, kanamayı durdurduğunu söylemiştir. Sumak, safranın iç organlara akışını engeller.

GÜZELLİK

Pişmiş sumak, koyu renk tüylerin rengini açar.

ŞİŞLER

Şişlerin üzerine yakı şeklinde tatbik edilir; kızarmayı ve şişi önler. Dolamaya (dahis) iyi gelir. Şişlerin büyümesini engeller.

HAREKET ORGANLARI

Pişmişi ile şişmemiş yaralar yıkanır.

BAŞ ORGANLARI

Kulak iltihabını (akıntısını) engeller. Eğer sumağın zamkı çürük dişler üzerine konursa, ağrısını teskin eder.

BESLENME

Mideyi sıvayarak, kuvvetlendirir; susuzluğu, ekşiliği giderir ve safravi kusmayı teskin eder.

DIŞA ATAN ORGANLAR

Tutucu özelliği vardır; regl tutar, hapseder ve kanamayı dindirir ve rahim ülserini (kötü huylu iltihaplı yaraları) engeller. Dizanteri, rahim akıntıları ve basur için lavman şeklinde uygulanır.

Eğer yiyecekler içine konursa, kronik ishali, bağırsak yaralarını ve bir çeşit karaciğer hastalığı veya boyundaki kernebi ve midedeki düzensizliği giderir.

Orhan Şengürbüz vefat etti


Türkiye Spor Yazarları Derneği'nden (TSYD) yapılan açıklamaya göre, Türk spor televizyonculuğunun saygın spikerlerinden Orhan Şengürbüz, dün akşam saat 22.30 sıralarında geçirdiği beyin kanaması sonrası tüm müdahalelere karşı kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu.

Herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan Orhan Şengürbüz, kanser tedavisi görmekte olan eşi Neslihan Şengürbüz'ü hastanede ziyaret etmek üzere oğluyla beraber evden ayrılmasından sonra aniden fenalaşıp hayatını kaybetti.

1958 İstanbul doğumlu olan TSYD üyesi Orhan Şengürbüz, yaklaşık 12 yıldır Show TV ve Lig TV'de görev yapıyordu.

Orhan Şengürbüz'ün naaşının yarın öğle namazından sonra Altunizade'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii'nden kaldırılması için hazırlık yapıldığı bildirildi.

TSYD, Orhan Şengürbüz'ün vefatı nedeniyle ailesi ve yakınlarının yanı sıra izleyicileri, Show TV'deki mesai arkadaşları ve tüm Türk spor basınına başsağlığı dileğinde bulundu.
Reblog this post [with Zemanta]

Blogger'da Twitter Paylaş Butonu Yapalım

Mikro blog kavramı tüm dünya'da gelişmekte ve bu kavramı ortaya ilk çıkaranlardan biri olan Twitter'ında kullanımı özellikle ülkemizde gün geçtikçe artmakta.



Tabi bu artışda beraberinde paylaşmayı getirmekte...

Şimdi bizde konularımızın için Twitter Takip butonu yapıcaz.


Hemen yapalım
Yerleşim > HTML'yi Düzenle > Widget Şablonlarını Genişlet
diyelim ve



<data:post.body/>



bulup ( kendi temanıza göre istediğiniz farklı bir yerede koyabilirsiniz ) sonrasına hemen aşağıdaki kodu ekleyelim



<img alt='Twitter' border='0' id='BLOGGER_PHOTO_ID_5359761228207236130' src='http://4.bp.blogspot.com/_O0ah_LO3LiI/SmGycJg0JCI/AAAAAAAAMus/dvPlnkEX9j4/s400/Twitter-16x16.png'/><a expr:href='"http://twitter.com/home?status=Bu Yazıyı Okuyorum: "+data:post.url' target='_blank'>Twitter Takip</a>



işte tüm yapmamız gereken bu işlem tamamdır...
Reblog this post [with Zemanta]

Sabit telefon hizmetleri ile sabit telefonlarda numara taşınabilecek


Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, şehir içi sabit telefon hizmetleri ile sabit telefonlarda numara taşınabilirliğinin 10 Eylülde başlayacağını ve şu ana kadar 5 işletmecinin numara almak için BTK'ya başvurduğunu bildirdi.

Acarer, yaptığı açıklamada, şehir içi telefon hizmetlerinin 11 Mayıs itibariyle rekabete açıldığını hatırlattı.

Sabit telefon hizmetleri işletmecilerine 3 aylık geçiş süresi verildiğini ifade eden Acarer, ''Şehir içi sabit telefon hizmetleri ile sabit telefonlarda numara taşınabilirliği 10 Eylülde başlayacak. Şirketler buna itiraz ediyorlar. Biz 3G'de de 3 aylık geçiş süresi koyduk. Herkes eşit başlasın istedik. Eğer işletmecileri sabit telefon hizmeti verme konusunda serbest bıraksaydık, operatörün biri alıp başını gidecekti'' dedi.

Türk Telekom dışında milletlerarası ve şehirlerarası sabit telefon hizmeti vermek için lisans alan firma sayınının daha önce 32 olduğunu belirten Acarer, şehir içi sabit telefon hizmetinin rekabete açılmasının ardından lisans alanlarla bu sayının 50'ye çıktığını söyledi. Bu işletmecilerin artık ''sabit telefon hizmetleri işletmecisi'' olarak tanımlandığını anlatan Acarer, işletmecilerin Türk Telekom ile ara bağlantı sözleşmesi yapacağını dile getirdi.

Acarer, şunları kaydetti:

''Türk Telekom ile ara bağlantı ücretleri konusunda anlaşamazlarsa, bize müracaat edecekler. Sabit telefon hizmetleri işletmecileri Türk Telekom'a bir ücret ödeyecekler. Daha sonra bize müracaat ederek, numara grupları alacaklar ve 10 Eylülden itibaren hizmet vermeye başlayacaklar. Ancak, şu ana kadar 5 işletmeci numara almak için BTK'ya başvurdu.''

-SİSTEM NASIL ÇALIŞACAK?-

''Ankara ve İstanbul'da numara sıkıntısı yaşandığını'' anlatan Acarer, sistemin nasıl çalışacağı konusunda şu bilgileri verdi:

''Örneğin, Ankara'da hizmet verecek bir sabit telefon hizmeti işletmecileri bize başvurduğunda, biz ona Ankara'nın alan kodu olan 312'nin bir fazlası 313 ile başlayan numara grupları vereceğiz. Türk Telekom 312'yi kullanmaya devam edecek. Diğer işletmecilerin tümü 313'ü kullanacak. 312'deki numaralar bittiğinde, Türk Telekom'a da 313 grubundan numaralar verilecek.

Sabit telefon hizmetlerinde 10 Eylül'den itibaren numara taşınabilirliği de başlayacak. Böylece, vatandaşlar numaralarını aynı il içinde hem başka işletmeciye hem de başka semte taşıyabilecek. Şu anda numara başka bir semte bile taşınamıyor. Aslında bu şu demek: Sabit telefon numaraları artık 7 haneli değil, 10 haneli oluyor. Aboneler aynı il içinde arama yaparken alan kodunu da çevirecek.''

Acarer, şehir içi sabit telefon hizmetlerinde rekabetin başlamasıyla fiyatların aşağıya ineceğini belirterek, şehirler arası ve milletler arası sabit telefon görüşmeleri rekabete açılınca ücretlerin yüzde 40 civarında azaldığını söyledi.

Şehir içi sabit telefon hizmetlerinin rekabete açılmasının çok köklü bir değişiklik olduğunu anlatan Acarer, ''160 yıllık köklü bir gelenek yıkılıyor'' dedi.
Reblog this post [with Zemanta]

Etkileyici Düğün İçin Olması Gerekenler …


*Misafirlerinizi sıkıcı bir sıraya girdirip ellerinde sıkıcı içeceklerle tek tek düğün alanına almayı herhalde düşünmüyorsunuz? Kesinlikle bundan daha iyisini yapabilirsiniz. Davetliler düğünün yapılacağı alana vardıklarında herşeyden önce dekorasyondan çok etkilenmeliler. Misafirlerinizi alışılmadık bir şekilde karşılamaya ne derisniz? İnsan şeklinde heykeller, dansçılar, Venedik maskeli adamlar, tepsiyle kokteyl ikram eden uzaylı adamlar? Çılgınca şeyler yapabilirsiniz.

*Hoş geldiniz partisi düzenleyin ve bu partide ünlülere benzeyen kişiler servis yapsın.

*Bir resim alanı oluşturun ve fotoğrafçıları oraya yönlendirinn. Böylece misafirler içeri girerken patlayan flaşlardan kendilerini bir film yıldızı gibi hissedecekler. Hatta neden kırmızı halı sermiyorsunuz? Arabaların yanaştığı yere bir kırmızı kostümüyle vale ayarlıyabilirsiniz. Ayrıca Kadife perde de kullanıp önünde yine kırmızı kostümlü birini görevlendirip konuk listesinde olup olmadıklarını kontrol edebilir. Bu çok özel olacaktır.

*Bekleme alanında bir koridor varsa çocukluk resimleriniz ve hatta anne babalarınızın evlilik resimleri ile süsleyebilirsiniz.

*Misafirlerniz yerine oturduğunda yemek müziği başlamalıdır.
Reblog this post [with Zemanta]

Harry Potter ve Melez Prens Fragman


Büyücüler dünyasında devam eden kargaşa artık Muggle’ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts’taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu’ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy’un bir şeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort’un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy’un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry’yi yine zor günler beklemektedir. Harry tehlikenin kalenin içinde bile olabileceğinden şüphelenirken, Dumbledore da Harry’yi hızla yaklaşmakta olduğunu bildiği nihai savaşa hazırlamaya her zamankinden kararlıdır. Birlikte, Voldemort’un savunma hattını kırmanın yollarını ararlar. Bu amaçla, Dumbledore eski bir dostu ve meslektaşı olan, çok önemli bilgilere sahip olduğunu düşündüğü Profesör Horace Slughorn’u görevlendirir. Profesör iyi bağlantıları olan, iyi yaşamayı seven, saf bir insandır.

Bu arada, öğrenciler bambaşka bir rakibin kuşatması altındadırlar: Gençlik hormonları zirveye tırmanmaktadır. Harry, Ginny’ye gitgide daha çok aşık olmaktadır; ama Dean Thomas’ın da durumu aynıdır. Lavender Brown ise kendisi için doğru kişinin Ron olduğuna karar verir. Hesaba katmadığı şey ise Romilda Vane’in çikolatalarıdır! Diğer yandan Hermione da kıskançlıktan çatlamaktadır ama duygularını göstermemeye kararlıdır. Romantizm dallanıp budaklanırken, bir öğrenci tüm bunların dışında kalır. O, karanlık bir şekilde de olsa ismini hafızalara kazımayı kafasına koymuştur. Havada aşk kokusu vardır ama trajedi kapıdadır ve Hogwarts bir daha asla aynı olamayabilir.

Yönetmen

David Yates

Senaryo

J.K. Rowling (Kitap), Steven Kloves

Müzik

Nicholas Hooper

Görüntü yönetmeni

Bruno Delbonnel

Tür:

Macera, Dram, Fantastik

Yapım:


ABD, İngiltere 2009 153 dakika (Renkli)

Dil:

İngilizce

Reblog this post [with Zemanta]

Sigarayı bırakmak için büyük bir fırsat!


Yaklaşan sigara yasağı ile birlikte sigara tiryakileri de bu alışkanlıklarından vazgeçmek için çözüm yolları aramaya başladı bile.

Memorial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Uz. Dr. Füsun Soysal, insan sağlığını tehdit eden en tehlikeli alışkanlıklardan birinin sigara olduğunu söylüyor.

Sigara dumanı, içindeki yaklaşık 5 bin civarında zararlı madde vücuda alındığında, çok sayıda hastalığa neden oluyor. Sigara akciğerler ve kalbe olan zararlı etkileri dışında, neredeyse vücuttaki tüm organları etkileyen bir dizi problemi de beraberinde getiriyor.

EV HARİÇ KAPALI ALANDA YASAK

Yasakla eğlence hizmeti verilen işletmeler ve lokantalar dahil kamu ve özel hukuk kişilerine ait tüm binaların kapalı alanları.

Kafetarya, birahane, nargile içilen mekanlar, lokaller gibi eğlence hizmeti verilen işletmeler ve lokantalar dahil kamu ve özel hukuk kişilerine ait tüm binaların kapalı alanları.

Taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçları.
Okullar, dershanelerin, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı alanları ile birlikte açık alanları.
Apartman merdivenleri veya asansörü gibi kapalı ortak kullanım alanları.
Yasada kapalı alan tanımı.

Sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı (çadır, güneşlik vb. dahil) olan, kapıları, pencereleri ve giriş yolları dışında, bütün yan yüzeyleri veya kalıcı olarak tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı veya çatısı olup yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerlerdir.

KONUT VE AÇIK ALANLARDA SERBEST

Konutlar. Tüm binaların açık alanları.

Yaşlı bakım evlerinin, ruh ve sinir hastalıklarının yataklı birimleri, ceza infaz kurumları, şehirler arası veya uluslararası yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinin yüzde 10'luk kısmı.

Spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı açık hava tesislerinde, toplam seyir alanının yüzde 50'si. Tütün tüketen müşterilerin konaklamasına tahsisi edilmiş otel odaları.

CEZASI NE OLACAK

Yasağa uymayanlara 69 TL, uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmelere ise 500 TL'den 5 bin TL'ye kadar idari para cezası verilecek.

SİGARA İÇEN DOKTOR KÖTÜ ÖRNEK OLUYOR

Türkiye'de yılda yaklaşık 100 bin, ABD'de yılda 430 bin insan, sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Akciğer kanserinin yüzde 85'i, kronik bronşitin yüzde 75'i, kalp hastalıklarının yüzde 25'i sigaradan kaynaklanmaktadır. Akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyenlerde yüzde 3, günde 1 paket içenlerde yüzde 61, 1-2 paket içenlerde yüzde 217'dir.

Sosyal, psikolojik ve genetik faktörlerin bileşimi sonucu ortaya çıkan sigara alışkanlığı, daha çok çocukluk ve gençlik yaşlarında ortaya çıkıyor. Çocukların dörtte üçü, ebeveynleri sigara içsin veya içmesin 5 yaşına geldiklerinden sigarayı öğrenmektedir.

Gençlik çağlarında sigaraya başlama nedenleri arasında; arkadaşlara uymak, dışlanmaktan çekinmek, cool görünmek, bağımsızlık arayışı, özenme, eğitim yıllarında yaşanan stres (özellikle üniversite çağı), öğretmenlerin sigara içmeleri, sigara içen modeller (gençlik, moda ve erkek dergileri), doktorların sigara içmeleri sigara içen kişiler üzerinde çok olumsuz etki yapmakta, kişiye sigara içmek için kendince bir neden bulma hakkı tanımaktadır), sigara şirketlerinin reklamları (ağızlarındaki sigara bulunan kovboy resimleri ve filmleri, şık ve zengin ortamlarda sigara içilmesi...)

Yanan her sigara sağlığı yok ediyor!

Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık akciğer kanseridir. Sigara içen bir kişinin içmeyene göre akciğer kanserine yakalanma riski 8-10 kat daha fazladır.

Sigara ile birlikte alınan nikotin vücuda ilk girdiğinde kan basıncı ve nabız yükselir, sindirim yavaşlar.

Sigara içenlerde ortaya çıkan bir başka önemli hastalık da, KOAH'dır. Bu hastalıklar, öksürük ve balgam çıkarma ile başlayıp hava yolları ve akciğerlerde harabiyet ve ileri yaşlarda nefes darlığıyla seyreden hastalıklardır.

Sigarayı bırakmaya hazırlık döneminde öneriler

Sigarayı bırakma kararında olumlu düşünün. Başarılı olacağınıza inanın.

Sigarayı neden bırakmak istediğinizi listeleyin ve bir kağıda yazın.

Sigara yüzünden toplumda ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünüzü unutmayın.

Sigarayı bırakmak için özel bir gün saptayın. Doğum günü, evlilik yıldönümü, evlilik vs...) günü düşünün ve her yıl çifte kutlama yapın.

Sigarayı bırakacağınız günü çevrenize ilan edin. O gün size önemli bir destek gelecektir.
Reblog this post [with Zemanta]

İmam Nikahı Nasıl Kıyılır?


İmam nikahlı beraberlikler ve ikinci evlilikler doğru mudur?

Kur'an-ı Kerim, adil davranacağına inanan kişilerin dörde kadar kadınla evlenmelerine müsaade etmiştir. Erkeğin birinci eşine karşı olan bütün hak ve sorumlulukları diğer eşleri için de geçerlidir. Türkiye'de birden fazla evlilikler her zaman olmuştur.

Müslüman olmayan toplumlarda erkeğin birden fazla kadınla birlikteliği yaygındır. İslamiyet, evlilik dışındaki birliktelikleri kesin olarak yasaklayıp evliliği dört kadın ile sınırlamıştır. Karşılıklı hak ve sorumluluklar tespit edilip kanunun koruması altına alınarak kadınların sömürülmesinin önüne geçilmiştir.

Bugün ülkemizde asırlarca bizimle savaşmış ve hala bizi sıkıntılara sokmak için yapmadığını bırakmayan batı toplumundan alınmış kanunlar yürürlüktedir. Bunların toplum yapımıza uyarlanması için bir çaba da sarf edilmemiştir. Mesela Türk Medeni Kanunu, 1926 yılında, İsviçre Federal Kanunu’ndan iktibas edilmiş olduğundan bize ve çağımızın ihtiyaçlarına uymayan bir çok hükümleri vardır.

Türkiye'deki Müslümanları Hıristiyan yapamayacağımıza ve Kur’an’daki hükümleri değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyeceğine göre Kur’an’ın tanıdığı birden fazla kadınla evlenme hakkına mani olunamamıştır. Üstelik bugün bu, çok yaygınlaşmıştır.

Menfaatleri söz konusu olduğu zaman dindarlaşan ama aleyhlerine olduğu zaman dinin hükümlerini görmezlikten gelenlerin sayısı oldukça kabarıktır. Devlet ve kanunlar bu gibi hallerde devreye girip zulme mani olmak için vardır. Bu sebeple ikinci eşle ilgili hukuki düzenleme yapılması çok acil ihtiyaçlardandır. Aksi taktirde sadece kendimizi kandırırız ve İslam’ın bir hükmü, menfaatinden başka bir şey düşünmeyen kişilerin elinde bir zulüm vasıtası olarak kullanılabilir.

İmam nikahının dindeki yeri nedir?

Nikah, aralarında evlenme engeli olmayan kadınla erkeğin evlenme kararlarını şahitler huzurunda açıklamalarından ibarettir. Dini nikah, dinimizin öngördüğü şartlara uyularak kıyılan nikahtır. Bunun, şahitlerin ve karı-koca adayının durumu, kocanın kadına mehir ödeme yükümlülüğü ve velinin onayı gibi medeni kanunda bulunmayan tarafları vardır.

Ayrıca Medeni Kanun, süt kardeşliğini ve din farkını evlenmeye engel saymaz. Bunlar hem dinimizin yüklediği hak ve sorumluluklar hem de psikolojik bakımdan medeni nikahın yeterli görülmemesine sebep olmaktadır

İmam nikahının şartları nelerdir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: " Veli ve iki güvenilir şahit olmadan nikah olmaz. Bu şekilde kıyılmayan nikah batıldır. Anlaşamazlarsa sultan velisi olmayanın velisidir ." Sultan, yetkili amir demekir.

Veli, baba, dede, oğullar, erkek kardeşler amca vs. dir. Bunlar bulunmaz veya bulunur da görevini yapmazsa görev yetkili amire geçer.

Bugün dünyanın hiç bir yerinde velisiz nikah kıyılmaz. Belediye başkanlarının, kilisenin, havranın veya bir başka makamın nikahı onaylamaya veya redde yetkili olması, bunların velilik yetkisini kullanmaları demektir.

Peygamberimizin erkekler için veli aramaması, kadınlar için de velinin onayını yeterli görmesi evliliği kolaylaştırmakta ve sağlıklı yuvaların kurulmasına sebep olmaktadır.




Aileden habersiz yapılan imam nikahı sahih midir?

“ Nikâh, hem aile hem de toplum için büyük öneme sahip bir sözleşmedir. Bu sebeple yalnızca kadın ile erkeğin evlenmek üzere anlaşmaları yeterli görülmez. Bu konuda her toplumun, kendi inancına, gelenek ve göreneklerine göre koyduğu kurallar vardır. İslam’dan önce Mekke’de kız, babasından veya velisinden istenir, kıza mehri verilir ve nikâhı kıyılırdı . İslam bu uygulamayı kabul etmiştir.”

Bu konu çok önemli bir konudur. Bugüne kadar yanlış anlaşılmalara sebebiyet olan bu konuda meşhur mezhepler ( Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli ) Kur’an-ı Kerim ile bağdaşmayan görüşler bildirmişlerdir.

Bu konu ile ilgili sitemizde oldukça önemli çalışmalarımız yer almaktadır: KUR'AN ARAŞTIRMALARI bölümünde " NİKAHIN DENETLENMESİ", ve ARAŞTIRMALAR bölümünde “ NİKAH SÖZLEŞMESİNDE VELİNİN YERİ”. Bu çalışmaları okuyarak; Kur’an’a uygun, Kur’an’ın onayladığı bir nikahın nasıl olması gerektiğini, velinin nikah sözleşmesindeki yerini, aileden habersiz bir şekilde nikah kıyılıp kıyılamayacağını vb. konuları Kur’an ve onun açıklaması olan Sünnet ışığında öğrenebilirsiniz. Böylece mezheplerin bu konuda Kur’an ve Sünnete uymayan yorumlarını da görebilirsiniz. Ayrıca DÜŞÜNCE PLATFORMU’nda yer alan NİŞANLILARIN NİKAHI ve VELİSİZ NİKAH adlı yazılarımızı da okumanızı tavsiye ediyoruz.


İmam nikahı nasıl düşer?

Allah Teala Talak suresinde usulüne uygun bir boşanmayı şöyle tarif etmektedir:

" Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra
bir durum ortaya çıkarıverir.

İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." (Talak, 65/1-3)

Bu ayetlerde gösterilen şekilde bir boşanma olursa imam nikahı düşer.
Reblog this post [with Zemanta]

Evlenmeden Önce Bu Konuları Mutlaka Konuşun


Birbirinize hala ilk günkü kadar aşıksınız, cinsel yaşantınız inanılmayacak kadar iyi gidiyor ve bir an önce bebeğinizin olması için sabırsızlanıyorsunuz. Ancak uykularınız ve sevginiz bölünmeye başladığında, ilişkiniz bu olumsuzluklardan nasıl etkilenecek?

Bebek sahibi olmak, çiftlerin yaşayabileceği en güzel tecrübelerden biridir kuşkusuz. Ancak anne-baba olmanın sorumlulukları bebekten önceki eğlenceli, rahat ve heyecanlı yaşantıyı sık sık özlemle hatırlamanıza yol açabilir. Bebeğin doğumuyla ortaya çıkan evlilik sorunları da tıpkı diğer sorunlar gibi son derece normaldir. Yapılan araştırmalar, çiftlerin sadece yüzde 15'inin bebekleri doğduktan sonra kendilerini birbirlerine daha yakın hissettiklerini gösteriyor. Geri kalan yüzde 85'lik çoğunluk ise, geçici bile olsa bebeğin ilk zamanlarında karı-koca olarak yaşantılarının sekteye uğradığı fikrinde birleşiyorlar.

Yeni kurallar zorlayabilir

Çiftlerin büyük bir çoğunluğu bebekleri doğmadan önce mükemmel bir birliktelikleri olduğunu, istedikleri saatte istediklerini yapma özgürlüğü yaşadıklarını düşünürler. Gerçekten de istenerek ve planlanarak dünyaya getirilen bebekler bile psikolojik, fiziksel ve duygusal olarak anne-babalarının ilişkilerini zorlayabilirler.

Yeni anne-babanın eski yaşam tarzları ve bu tarzın getirdiği kurallar bebekle birlikte adeta yok olur. Belki de bu yüzden mükemmel bir birliktelik ve başarılı bir evlilik hayatı sürdüren çiftler anne-babalığa daha zor adapte olabilirler.

Nasıl alışacaksınız?

İyi ama bir daha dönüşü olmayan ve fazlasıyla özveri isteyen bu yeni röle nasıl alışacaksınız? Önünüzdeki dönemde hafta sonu ne yapacağınızdan çok bebeğinizin biberonlarını nasıl steril hale getireceğinizi düşünmeye başlayacaksınız.
İşin en zor kısmı anne-baba olmaya hazırlanmanın belli bir yolu olmayışıdır.
Tamamen gözleri kapalı olarak üstlendiğiniz bu rolü deneme-yanılma yöntemi ile kotarmak zorundasınız. Bu ilk dönemde anneler genellikle çevrelerinden büyük bir destek alırken, babalar kendilerini dışlanmış ve desteksiz hissedebilirler.

Yapılan araştırmalara göre kadınlar annelik rolünü, babaların babalık rolünü benimsediğinden daha kolay benimsiyorlar. Anneler genellikle bebekleri 6 aylık olup bir düzene oturduğunda sıkıntılarını atıp, kendi-lerine yine güvenmeye başlıyorlar. Erkeklerde ise bu alışma süreci 18 aya kadar uzuyor. Yeni babaların bir kısmı ise bebeklerini kıskandıklarını itiraf ediyorlar. Aradan birkaç yıl geçtiğinde yaptıklannın mantıksız ve şımarıkça olduğunu kabul etseler bile o dönemde anne ile bebek arasındaki yakın ilişkiyi kıskanmadan edemediklerini itiraf ediyorlar.

Bazı gerçekleri kabul edin

Yukarıda sözünü ettiğimiz olası gelişmelerden dolayı mükemmel giden evliliğinizi bir bebekle süslemeye karar verdiğinizde bazı gerçekleri kabul edip önünüzdeki yeni döneme hazırlanmanız gerektiğini unutmayın.

• Öncelikle ilişkinizin değişeceğini hem de çok değişeceğini kabullenin. Ancak bu değişim, mutlaka kötü bir değişim olmak zorunda değildir. Sadece yeni rolünüze alışmak için kendinize zaman tanıyın. Çocuklu arkadaşlarınızla sizleri bekleyen değişiklikleri görüşün.

• Ya da kendinize, gece uykunuzun, eşinizin ilgisinin bölünmesine hazır olup olmadığınızı sorun. Eşiniz yorgun, sıkıntılı veya sinirli olduğunda neler yapmanız gerektiğini önceden tasarlamaya çalışın.

• Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra, birbirinize olan sevginizi eskisi kadar dışa vuramayıp, sık sık gösteremeyebilirsiniz. Ancak artık birbirinize duyduğunuz sevginin en büyük göstergesi karşınızda duruyor ve hayat onunla çok daha anlamlı bir hale geliyor.

Yeni bir düzen kurmalısınız...

Aranıza bir bebeğin katılmasıyla beraber yaşamınızda değişimler olması normaldir. Ancak bu arada kendinize de zaman ayırmalı ve eşinizle birlikte olmak için fırsatlar yaratmayı ihmal etmemelisiniz,

• Hem kendinize hem de eşinizle birlikte olmak için zaman ayırmalısınız. Bebeğinizi bir yakınınıza veya bakıcısına bırakarak eğlenmeye gitmeniz suçluluk duymanıza neden olmasın.

• Bebeğinizi yaşamınızın odak noktası haline getirmeyin. Bebeğin doğumundan önceki ilişkinizi canlı tutmak ve iletişim kurmak için gerekli zamanı yaratmalısınız.

• Fikir ayrılıklarınızın olması normaldir, ancak bebeğinizin yanında tartışmamaya özen gösterin. Bebeğiniz küçük olsa da ve kelimelerin anlamlarını bilmese de sesinizin tonu onu korkutabilir.

• Bebeğinizin sorumluluklarını eşinizle paylaşın. Belki eşiniz istediklerinizi tam olarak yerine getirmeyebilir, ancak yine de bu bebeğiniz ve bir çift olarak ilişkiniz açısından oldukça önemlidir.
Reblog this post [with Zemanta]

Evlilik Rehberiniz


İşte düğün takviminiz

Gelinlik, damatlık, düğün yeri, müzik seçimi derken düğün hazırlıkları sırasında tatlı bir telaş yaşanır... Ancak bu koşuşturmanın arasında unutmamanız gereken çok önemli noktalar var. Bir düğün takvimi, unutulması muhtemel tüm detayları size hatırlatacak, rehber olaktır.

6 AY KALA
* Düğün tarihi tespiti Aile büyüklerinizle bir araya gelin ve uygun bir tarihte anlaşın.

* Nikah dairesinden gün alın Belirlediğiniz tarih için evlendirme dairesinden gün alın. Gerekli evraklarınızı da hazırlamayı unutmayın.

* Düğün yerine karar verin Şimdiden mekan araştırmasına başlayın ve fiyatlar hakkında bilgi edinin. Kararınızı vermeden, tercih ettiğiniz mekanda bir düğün izleyin.

* Organizasyon firmalarıyla görüşmeye başlayın Organizasyon firmaları işinizi kolaylaştırır. Bu konuda araştırma yapın.

5 AY KALA
* Davetli listenizi oluşturmaya başlayın Davetli listenizi şimdiden oluşturmaya başlayın. Kimseyi unutmak istemezsiniz, değil mi?

* Fotoğraf ve video çekimi için araştırmaya başlayın Fotoğraf ve video çekimleri için araştırma yapmaya başlayın. Fotoğrafçının referans resimlerini inceleyin ve fiyatlar hakkında bilgi alın. Unutmayın; evlilik ile ilgili her bir kalemdaha pahalıdır. Siyah beyaz resimler çektirerek, nostaljik bir hava da yaratabilirsiniz.

* Balayınız için araştırmalara başlayın Yurtiçi veya yurtdışı turlarını gözden geçirin. Güvenilir turizm şirketlerinden bilgi ve fiyat alın.

4 AY KALA
* Gelinlik ve damatlık için karar verin Artık gelinliğinizin ve damatlığınızın modeline karar vermenin vakti geldi. Diktirmeyi tercih ediyorsanız, terzinizi seçin, ön görüşme yapın.

3 AY KALA
* Davetiyenizin şekline ve adedine karar verin Davetiyelerinizin şekline ve adedine karar verin. Davetiyeler düğünden altı hafta önce elinizde olmalı.

* Düğün pastanızın araştırmalarına başlayın ve siparişinizi verin Düğün pastanız daveti vereceğiniz yer tarafından hazırlanmıyorsa, fikir almak için firmalarla kontağa geçin ve siparişinizi verin. Düğün yeri, saati gibi detayları vermeyi unutmayın.

2 AY KALA
* Gelinlik ve damatlık siparişlerini verin Gelinlik ve damatlık siparişlerinizi verirken birbirinden çok farklı tarzlarda modeller seçmeyin. Bir bütünlük ve uyum içinde olmalısınız.

* Alyanslarınızı seçin Alyans modelinize karar verin.

* Nikah şekeri siparişini verin Nikah şekerlerinizin kalıcı birer anı olduğunu unutmayın.

* Düğününüzde müzik tercihinize karar verin Düğünde canlı müzik istiyorsanız, grubu belirleyin. Müzik sistemi ve DJ tercih ediyorsanız, çalışmalara başlayın.

1 AY KALA
* Davetiyelerinizi dağıtmaya başlayın Davetiyelerinizi dağıtmaya başlayın. Şehir dışındaki misafirlerinize öncelik hakkı verin.

2 HAFTA KALA
* Kuaför randevusu Herhangi bir aksilikle karşılaşmamak için hayalinizdeki saç ve makyajı deneyin. Duvağı yanınızda götürün.

* Gelin buketinizin siparişi Hayalinizdeki buketi çiçekçinize anlatabildiğinizden emin olun.

* Düğününüzdeki şarkıları Düğününüzdeki salona giriş, ilk dans ve pasta şarkılarınızı seçin.

* Balayı hazırlıkları Balayı için her şeyiniz hazır mı?

1 HAFTA KALA
* Gelinliğinizi terzinizden alın Gelinliğinizi teslim almadan önce, tüm aksesuvarları ile deneyin.

* Gelin arabanızın süslemesini ayarlayın Gelin arabanızın süslemesinde abartıya kaçmamaya özen gösterin.

* İlk gecenizi otelde geçireceksiniz, küçük bir çanta hazırlayın Çantanıza, düğün gecesi ve ertesi gün için ihtiyacınız olabileceğini düşündüğünüz her şeyi yerleştirin.

* Bavulunuzu hazırlayın Gerekli olacak evrakları gözden geçirip, bavulunuzu hazırlamaya başlayın.

1 GÜN KALA
* Masaj yaptırın ve rahatlayın Artık final gecenize yalnızca saatler var, sadece gevşeyin ve rahatlayın.
Reblog this post [with Zemanta]

Evlilik işlemleri nelerdir?


Evlilik işlemleri nelerdir?

Evlenmek için karar verdiğiniz andan itibaren ister istemez inanılmaz bir koşuşturmanın içine girersiniz. Yapmanız gereken en önemli işlerden biri de bir an önce resmi işlemlere başlamaktır. Ancak bunun da öncesinde nasıl bir düğün istediğinize kesin olarak karar vermelisiniz. Nikahınızın salonda mı yoksa davet vereceğiniz yerde mi kıyılacağını belirlemelisiniz. Eğer nikah salonunda kıyılacaksa hangisi olacağına karar vermelisiniz çünkü nikahınız davet vereceğiniz yerde olacaksa başvuru sırasında yetkililere bunu belirtmeniz gerekiyor. Bu arada bilmelisiniz ki böyle bir durumda ayrı bir ücret ödemeniz gerekiyor. Ancak farklı bir işlem yaptırmanız istenmiyor.

Nikah yerini belirledikten sonra başvuru için gerekli evraklarınızı hazırlamaya başlayabilirsiniz. İstenilen evraklar aşağı yukarı aynı olsa da şehirlere göre farklılık gösterse de temel olarak şunları sayabiliriz;

-Nüfus cüzdanlarının asılları ve fotokopileri (resimli olması şart),
-İlgili mahalle muhtarından resimli ikametgah belgesi,
-Çiftlerden her biri için 7 (yedi) adet vesikalık fotoğraf,
-Daha önce evlenme-boşanma var ise nüfus cüzdanlarına en son medeni hallerinin işlenmiş olması (Boşanmış bayanlar, boşandıktan sonra üçyüz gün içinde evlenemezler. Evlilik işlemlerini yapabilmeleri için Sulh Hukuk Hakimliğinden İddet Kararı almaları gereklidir.),
-Kayıtlı oldukları nüfus müdürlüklerinden en son medeni hallerini belirten nüfus kayıt örnekleri,
-Bulaşıcı hastalık, anti hiv (aids) ve kan grubu testlerini Belediye Başhekimliği, Hükümet Tabipliği ve Sağlık Ocakları'nda yaptırarak fotoğraflı sağlık raporu alınması,
-Çiftlerden biri yabancı uyruklu ise Türkiye'deki bağlı bulunduğu konsolosluktan bekarlık belgesinin alınarak Vilayet Hukuk İşleri'nden onaylatılıp üstte belirtilen belgelerle birlikte nikah dairesine müracaat edilir,
-Eğer nikahınızı bağlı bulunduğunuz ilçe dışında bir nikah salonuna kıydırmak isterseniz, ilk önce kendi ilçenizin nikah salonuna başvurmanız ve oradan bir sevk kağıdı almanız gerekiyor. Daha sonra bu sevk kağıdı ve başvuru için gerekli evraklarla istediğiniz nikah salonuna başvurabilirsiniz,
-Bu arada 18 yaşını doldurmamış, 17 yaşını doldurmuş küçükler yasal temsilcinin izniyle evlenebilirler.

Bunun dışında nikah dairesinde size verilecek evlilik beyannamesini de doldurmanız gerekiyor.

Başvurunuzu hafta içi her gün, saat 08.30 ile 11.00 arası yapabilirsiniz. Ancak yine de son anda bir sorun yaşamamak için gerekli evrakları nikah tarihi alacağınız nikah salonundan öğrenmenizde fayda var. Eğer belirlediğiniz tarih ve saatte başka nikah yoksa, nikah işlemleriniz başvurur başvurmaz tamamlanıyor.
Reblog this post [with Zemanta]

Düğün Gelenekleri Nelerdir?


1. Görücü gitme
2. Kız isteme
3. Söz kesme ve şerbet içme
4. Nişan hazırlığı
5. Nişan takma
6. Düğün (çeyiz serme-karyola düzme ve urba görme, kına, güvey başı, gelin inme, yüz görümü, duvak

1-GÖRÜCÜ GİTME: yurdumuzun bir çok yerinde olduğu gibi çok eskilerden beri görücü usulüyle yapılamaktadır. Önce çevrede görülüp beğenilen kız, erkek evi tarafından karar verilerek damat olacak erkeğin çok yakınlarından biri veya ikisi kızı görmek için kız evine giderler. Görmek için doğrudan değil de bir iş yaptırmak (oya, tentene yaptırmak, yorgan veya dikiş diktirmek gibi) için giderler. Hiç belli etmeden kız evinin derli toplu (düzenli) olduğunu kontrol ederler. Kızın hal ve hareketlerine bakılır. Belli bir bahane bulunarak kalkılır. Oğlan evine gelindiğinde asıl konuşma ve tartışmalar başlar. Kız beğenilmemişse bin bir türlü bahaneler bulunur. Bir başka kız aranmaya çıkılır. Fakat kız beğenilmişse oğlan evi kendi aralarında bir kez daha kız evine gitmeyi kararlaştırırlar. Bu zaman içinde de kız evi de bazı bilgilere sahip olur. Oğlan evi büyükleriyle kız evine giderler. Şayet kız evinin niyeti varsa kayınvalide olacak kişinin altına kalın minder serilir. Kız verilmeyecekse kız evi kendilerince çeşitli bahaneler gösteririler. Görücülere kız, çay, kahve, şeker gibi ikramlarda bulunursa, görücülere görünürse bu da kızın verilmeye meyli olduğunu gösterir. Kendi aralarında hoş sohbetler edildikten sonra kız istemek için gün alınır.



2-KIZ İSTEME: Çevresinde iyiden iyiye araştırılan konu, komşu, eş, dost ve yakın akrabalar tarafından kız ve ailesi hakkında gerekli bilgiler toplandıktan sonra oğlan evinde bir değerlendirme yapılıp kız istenmeye karar verilince, ilk olarak kadınlardan bir haberci gönderilir. Haberci kız istemeye geleceklerini söyleyerek belirli bir gün tespit edilir. Genellikle bu günün Perşembe veya Cuma olmasına özen gösterilir. Kız isteme zamanı mevsim kış ise akşam, yaz ise öğle veya ikindiden sonra olur. Çevrede hatırı sayılan ve sevilen kişilerle, oğlanın varsa anne ve babasıyla kız evine giderler. Kız evine varıldığında hayırlı olması için "Ölünceye kadar çorba içmeye geldik." veya "Çok hayırlı bir iş için geldik." diye sözler söylenir. Kız tarafı gelenleri karşılayıp içeri alır. Hal ve hatır sorulduktan sonra oğlan evinden yaşlı, olgun ve laf bilen birisi tatlı bir girişle "Allah'ın emri, Peygamberin kavli ile kızınızı istemeye geldik" diyerek kızlarına talip olduklarını bildirir ve kızı isterler. Kız evinin büyükleri "hayırlıysa, kısmetse olur" gibi sözlerle cevap verirler. Oğlan evinin ileri gelenleri ise oğlanın işi ve meziyetlerini anlatırlar. En sonunda kız evinin büyükleri "babamıza ve büyüklerimize bir danışalım" diyerek düşünmek için zaman istedikten sonra oğlan evi kız evinden ayrılır. Geçen birkaç günlük zaman içinde kızın ailesi oğlanın durumunu, huyunu, işini, alışkanlıklarını ve yaşayışı hakkında bilgi toplarlar. Bu bilgi toplama bazen 2 veya 3 günde bittiği gibi bazen de 15 gün sürebilir. Süre uzadığı zaman oğlan evi kız evine gelir, kız evinin kararı uygun bir dille gelenlere anlatılır. Eğer kız evinin kızı vermeye gönlü yoksa "kızımızın yaşı küçük, çeyizimiz eksik, şu anda düğün yapamayız, borçluyuz" diyerek bin bir türlü bahaneler bulurlar.
Kız evinin cevabı olumsuz olunca, oğlan evi iyi günler temennisiyle hemen oradan ayrılır, giderler. Fakat kız evinin cevabı olumlu ise ve kızı vermeye gönülleri varsa hal ve hareketlerinden belli olur ve böylece yeni kurulacak yuvanın temeli atılmış olur. Çeşitli ikramlardan sonra oğlan evinin ileri gelenleri söz kesme ve şerbet içme için gün tespit ederek kız evinden ayrılırlar. Günümüzde artık kız babaları kızını çağırarak onun fikrini de almaktadırlar. Baba kızın fikrini almak için kendisi değil de annesini görevlendirir. Böylece kızın da görüş ve düşünceleri alınmış olur. En sonunda kızın ailesi tekrar bir araya gelerek durumu değerlendirirler. Hatta kızın dedesi, ninesi ve yakın akrabalarının da fikirleri ve gönülleri de alınarak en son karar verilmektedir.
3-SÖZ KESME (SÖZ VERME) VE ŞERBET İÇME: Bazen kız isteme dönemi birkaç defa tekrarlanır. Bu gidip gelmelerde çok yakınlardan tutunda, hatırı sayılır olgun kişilerde devreye girerler. Kız evi bütün bu gidip gelmeler sonunda ikna olup kızını vermeye razı olunca söz kesme günü tespit olunur. Öz kesme için giysi ve söz yiyecekleri oğlan evi tarafından alınır. Söz kesme günü oğlan evi çay, kahve, şeker, lokum ve kolonya gibi yiyecek ve içeceklerle yakın aile çevresi ve aile büyükleriyle kız evine giderler. Oğlan evinden getirilen şeker ve su ile yapılan şerbet misafirlere ikram edilir. Arkasından oğlan evinden getirilen çay, şeker ve lokum verilir. Kız evinde toplananlar hem oğlan hem de kız evinin kadınlarıdır. Böylece kadınlar arası söz kesme yapılmış olur. Kız evindeki şerbet ve diğer yiyeceklerin dağıtma işi gelin adayı ve arkadaşları tarafından yapılır. Şerbet içimi bittikten sonra çay ve tatlı yenilir, içilir. Böylece kadınlar arası söz kesimi yapılmış olur.
Aynı günde erkekler içinde söz kesme ve şerbet içme olur. Bir kahvede kız evinin ve oğlan evinin yakın arkadaşları, akrabaları ve komşuların erkekleri toplanır. Orada şerbet, çay, şeker ve kahve ikram edilir. Bu ikramlar esnasında hocaya dua ettirilir. Kadınlar ve erkekler arsında içilen şerbetin amacı, çevreye evlilik amacını belirtilmesi, tarafların birbirine tatlılıkla yakınlaşması ve aralarındaki kaynaşmayı sağlar. Söz kesimi bittikten birkaç gün sonra oğlan evinin çok yakınları kız evine giderek nişanda takılacak takıları ve nişan elbiselerinin nasıl alınacağını konuşurlar. Kendi aralarında tatlılıkla bir karar vararak nişan gününü tespit ederler.
4- NİŞAN HAZIRLIĞI: Söz kesildikten sonra oğlan ve kız evi arasındaki yakınlaşma iyice artar. Nişan töreni için yapılacak hazırlıklara da yavaş yavaş başlanır. Aileler arasında takı denilen ziynet eşyası ve nişanlıklar üzerinde konuşmalar başlar. İki taraf arasında takı konusunda anlaşmaya varıldıktan sonra, kız ve oğlan evinden ikişer veya üçer kişiyle çarşıya gidilir. Çarşıda yüzük, küpe, bilezik, (anlaşmaya göre zincir ve dövme) saat, kolye, ayakkabı, terlik, çanta, iç çamaşırı ve makyaj malzemesi gibi kararlaştırılan şeyler alınır. Daha sonra nişanlık ve nişandan sonra giymesi için bir hazır elbise alınır. Kız evi de damat için yüzük alır. Her iki tarafın anlaşmasıyla nişan günü kararlaştırılır. Sandıklı köylerinde takı pazarlığı iki aile arasında çok çetin geçmektedir.bu takılar çoğu zaman bir servet denecek seviyeye ulaşmaktadır. Sandıklı'da ise eski takı ile ilgili kurallar hemen hemen kalkmıştır. Oğlan evi artık kendi imkanlarına göre takısını takmaktadır.
5-NİŞAN TAKMA: kararlaştırılan nişan günü için kız ve oğlan evinden eş, dost, akraba ve yakın komşular çağrılır. Nişandan bir gün önce oğlan evi kız evine kızın giyeceği nişanlığı ile lokum, çay, şeker, kahve, kolonya, ve çikolata götürürler. Nişan töreni genellikle öğleden sonra veya akşam yapılır. Nişan günü sabahleyin gelin kız kuaföre götürülür. Daha sonra kız evinde veya kız evinin temin ettiği bir yerde, tüm davetlilerin bir araya gelmesiyle nişan töreni başlamış olur. Genellikle oğlanın annesi veya en yakınlarından birisi kıza ziynetlerini takar. Ayrıca kıza oğlan evi tarafından kız kardeşi, halası,n teyzesi ve akrabaları da isterse ziynet takarlar. Takı töreninden sonra kız el öpmeye başlar. Bu arada oğlan evi tarafından getirilen şerbet, çay, şeker ve lokum ikram edilir. Bir zaman sonra oğlan evi kız evinden ayrılır.
Eğer nişan takma törenine damat adayı gelmemişse bir sürahi şerbet hazırlanır. Sürahinin üzerine kırmızı örtü örtülür. Sürahinin ağzı bağlanır, bağın ucuna ise nişan yüzüğü bağlanır. Bu şerbet, oğlanın kız kardeşi veya bir yakını tarafından oğlana götürülür. Vermeden önce götüren kişi, oğlan tarafından ödüllendirilir. Getiren kişi bağlı bulunan yüzüğü çıkararak damat adayına verir. Damat adayı sevinç içinde yüzüğü parmağına takar. Bir taraftan da yakını tarafından doldurulan şerbeti içer. Aradan bir zaman vakit geçtikten sonra "ağız tadı" adıyla hazırlanan bir tepsi baklava, bir tepsi börek, gerekli miktarda çerez (fındık, fıstık, şeker, lokum) ve kız evi için hazırlanan dürü denilen hazırlıklar tamamlanır. Oğlan evi bu hazırlananları kız evine götürür. Kız evi, oğlan evinin geleceğini bildiği için gerekli yemekler hazırlamıştır. Hep beraber yemek yendikten sonra biraz oturulduktan sonra kız evinden kalkılır.
Birkaç gün sonra aynı şeyleri kız evi, oğlan evine götürür. Oğlan evi oldukça zengin bir davet yemeği ile kız evini ağırlar. Davet yeğinde sırasıyla toga çorbası, söğüş et, börek, hoşaf, baklava, bamya, dolma (kalem, yaprak veya biber) ve en sonunda sütlaç verilir. Yemekten sonra biraz oturulur ve kalkmadan önce oğlan evi, kız evinden gelenlere çeşitli hediyeler verir. Ve kız evi oğlan evinden ayrılır. Böylece oğlan evi ile kız evi birbirine daha yakınlaşmış olurlar.
Nişanlılık dönemi birkaç hafta sürdüğü gibi birkaç ay veya birkaç sene de sürmektedir. Nişanlılık dönemi hem oğlan evi hem de kız evi için ekonomik yönden çok ağır olmaktadır. Bu dönem düğün için bütün hazırlıkların yapıldığı bir dönemdir. Oğlan evi kız evine her gidişinde el öpmelik verir. Bu para, giyecek, çerez ve yiyecek şeklindedir. Nişanlılık döneminde bayram olursa gelin kıza bayramlık alınır. Sandıklı'da nişanlı gençlerin birlikte olmalarına ve beraber gezmelerine izin verilmez. Ancak son yıllarda oğlan ile kızın konuşmalarına, anlaşmalarına, birbirini görmelerine ve gezmelerine artık izin verilmektedir. Bunda sosyal toplum gelişimindeki değişikliklerin büyük etkisi olmuştur. Nişanlılık dönemindeki hazırlıklar bittikten sonra düğün günü iki aile arsında kararlaştırılır. Ve düğün hazırlıkları başlar. İlk iş olarak oğlanın babası nikah hazırlıkları için kızın nüfus cüzdanını almaya kız evine gelir. Burada kız babası ile konuşulur. Kaç kat elbise alınacağı, düğünde çalgı çalınıp çalınmayacağı ve diğer kız evinin istekleri kabul ettirildikten sonra kızın nüfus cüzdanı oğlanın babasına verilir. Bu işlerin bitiminden sonra artık iş çeyiz sermeye ve çeyiz hazırlıklarına gelmiştir.
6-DÜĞÜN:
a) Urba Görme:
Düğün ve nikah günü yaklaştığı zaman oğlan ve kız evi alışveriş için bir gün kararlaştırırlar. Alışveriş yapılan bu güne Sandıklı'da "urba görme" veya "elbise görme" adı verilir. Önce kıza ve eve alınacak eşyalar konuşulur. Sandıklı'da genellikle aileler arasındaki anlaşmaya göre yatak odası takımını kız evi, misafir odası takımını oğlan evi, mutfak eşyalarını da ortaklaşa alırlar. Esvap görme için tespit edilen günde, gelin kız, annesi, kız kardeşi ve gelinleri hep beraberce oğlan evine giderler. Orada oğlanın annesi, kız kardeşi varsa gelinleri hazır bulunur. Hep beraberce elbise görmek için alışverişe çıkılır. Bu sırada oğlan evinde kalanlar yemek hazırlarlar. Kız ve oğlan evinden çarşıya gidenler sırasıyla, kuyumcu, ayakkabıcı ve manifaturacıya uğrayıp, gerekli alışverişi yaparlar. Özellikle manifaturacıda her tarafın yakınlarına hediyeler alınır. Ayrıca kıza elbiseler, ayakkabılar, terlikler, makyaj takımı, ortaklaşa yapılacak ev eşyası ve daha başka gerekli olan, istenilen şeyler alınır. Alışverişin bitiminde ise topluca oğlan evine gelinir. Kız evinden gelen misafirler, oğlan eviyle beraber hazırlanan yemekleri yerler. Alışveriş için köyden Sandıklı'ya gelenler, alışverişin bitiminden sonra topluca lokantaya giderler. Yemekler yendikten sonra çarşıdan alınan eşyalara yeniden bakılır ve eksik bir şeyin olup olmadığı kontrol edildikten sonra teker teker bohçalara yerleştirilir. Böylece urba görülmüş olur. Artık sıra çeyiz sermeye ve karyola düzmeye gelmiştir.
b) Çeyiz Serme-Karyola Düzme:
Düğün haftasına girilince kız ve oğlan evindeki hazırlılar hızlanır. Düğün ve nikah günü belirlendikten sonra çeyizleri serme işlemi başlar. Çeyiz serme günü kız evinde Pazartesi, Salı veya Çarşamba günü, oğlana evinde ise Perşembe günü olur. Oğlan evi kız evindeki çeyizin alınması için Çarşamba günü veya Perşembe sabahı bir araba tutarak kız evine giderler. Kızın hazırlamış olduğu çeyizler arabaya yüklenerek oğlan evine getirilir. Arabacıya ya bir basma ya da bir gömlek verilir. Bu arada eşya getirmeye gidenlere, kız evi tarafından bazı hediyeler verilir. Perşembe günü kız evi topluca çeyiz serme için oğlan evine gelir. Kız ve oğlan evinin eşyaları, kız evinden gelenlerle yerleştirilir. Çeyiz serme işine oğlan evinde bulunanlar da yardım ederler. Bu arada hazırlanan bohça gelin odasına konur. Oğlanın yakın akrabalarına konan dürü bohçasının içinde iç çamaşırı, çorap, yazma, havlu, elbiselik, çarşaf, mendil vb giyim eşyaları bulunur. En sonunda kızın yatak odası hazırlanır. Bütün yapılan bu hazırlıklara Sandıklı'da "karyola düzme", bazı köylerinde ise "döşek gelme" adı verilir. Perşembe günü yapılan çeyiz serme ve karyola düzmeye yardım edenlere ve diğer misafirlere "karyola daveti" yapılır ve oğlan evi tarafından yemek verilir. Yemekte çorba, et, börek, baklava, sütlaç, dolma ve bamya yenir. Hazırlanan sofralara 10 ile 15 kişi oturur. Karyola düzmeden sonra yenen yemeğe Sandıklı'da "çeyiz yemeği" veya "karyola yemeği" köylerimiz de ise "döşek yemeği" veya "döşek ekmeği" denir.
c) Gelin Hamamı:
Düğün haftasına girildiğinde, oğlan evinden gelen kadınlar, gelin kızı Sandıklı'daki hamama veya Hüdai kaplıcasına götürürler. Hamama varıldığında gelin adayı, herkesin ellerini öper ve bohçaları ayrı ayrı düzenler. Hamamdan sonra geline ve kayınvalideye yeni çamaşırlar giydirilir. Gelini hamama götürmenin bir amacı da gelinin vücudunda bir sakatlık, eğrilik olup olmadığına bakmaktır. Hamamın bitiminde evden getirilen çeşit çeşit yemekler, meyvalar, tatlılar, turşular yendikten sonra gelin hamamı sona erer.
d)Okucu (Okuyucu) Çıkma
Perşembe günü çeyiz serme ve karyola düzme bittikten sonra, cuma günü her iki tarafın kadınları okucu çıkarlar. Kızevi, cumartesi günü olacak kız evindeki düğün ve kına gecesi için oğlan evi ise pazartesi günü olacak duvak için okucu çıkarırlar. Okucu çıkacak kişiler; kızın ve oğlanın annesi, kız kardeşi, yengesi veya çok yakınlarından olur. Okucular, etek üzerine Sandıklı'ya has sarı veya çizgili ipekten "okucu fıtası" örtünürler ve sayıları iki kişi olur. Ev ev dolaşarak, kız evindeki düğün ve kına gecesi ile oğlan evindeki duvak, eğlencesine akrabalarını, tanıdıklarını ve komşularını çağırırlar. Davet edilen evin kadını okuculara sembolik bir para verir, çağırma işi akşama kadar sürer.
e)Kız Evinin Düğünü
Kız evi, yakınları ve kızın arkadaşları Cuma gününden, ertesi gün yapılacak kız düğünü ve kına gecesi hazırlıklarına başlarlar ve tef eşliğinde oynarlar ve eğlenirler. Cumartesi günü sabahleyin oğlan evinden gelenler gelin kızı alır ve kuaföre götürürler gelin kızla birlikte, kız ve oğlan evinin yakınlarının da saçı yapılır. Gelin kız Sandıklı'dan dışarı çıkacaksa gelinlik, Sandıklı'nın içinde kalacaksa nişan elbisesi giydirilir. Kız evinin düğünü için Cumartesi günü öğleden sonra tutulan salonda veya uygun bir evde toplanılır. Düğün sadece kadınlar içindir. Düğünde bazı kadınlar üç etek denen yöresel kıyafeti giyerler. Bazı ailelerde küçük kız çocuklarına gelinlik giydirirler. Kız düğününe gelenler kızın annesine para ya da değişik hediyeler verirler. Ayrıca gelirken yanlarında bozuk para getirirler. Bu bozuk paralar oynamaya kalkanlara verilir. 0nlarda parayı tefçiye verirler. Tefçi çalar ve tef eşliğinde ikişer kişi kalkarak oyunları oynarlar ve eğlenirler. Öğleden sonraki eğlence ikindi ezanından önce biter. Eğlencenin bitiminde kızın arkadaşların ve yakınları kızevi tarafından yemek daveti verilir. Yemekler takım adı verilen "çorba, et, pilav, helva veya baklavadır". Yemek yenirken oğlan evinden dört veya beş kişi güveyi ve sağdıcın esvabını götürmeye gelirler. Kız evi oğlan ve sağdıcın giyeceği güveyi esvabını iki ipek bohçaya koyarak oğlan evinden gelenlere verirler. Güveyi ve sağdıç için hazırlanan iki bohçanın içinde iç çamaşırı, takke, mendil, kravat, çorap ve gömlek bulunur. Yemekten sonra akşam kına gecesinde toplanmak üzere davetliler dağılırlar.
f)Kına Gecesi :
Cumartesi günü öğleden sonraki kız evinin eğlencesinden sonra, akşamda kız evinde kına gecesi yapılır. Kına gecesinde gündüz oğlan evinden gönderilen çeşitli çerez ve kuru yemişler yenir. Kına gecesi eğlencesine oğlan tarafından kadınlar da katılırlar. Tüm davetlilerin gelmesiyle kına gecesi başlar. Gecede, gelinin başı kırmızı pullu örtüyle örtülür. Tef eşliğinde kızın arkadaşları, akrabaları ve komşuları oyunlar oynar, şarkı söyler. Tefçi, gelin kızın basında maniler, türküler ve şarkılar söyler. Kızın sağ avucunun içine kına konur ve davetliler kınanın üzerine para koyarlar. Belirli bir süre yapılan eğlenceden sonra gelen davetliler dağılırlar. Kızın yakın arkadaşları kız evinde kalır. Kendilerinin ve gelin kızın el ve ayaklarına kına yakarlar. Kına gecesi eğlencesinde kına yakılırken yöremize ait kına türküsü söylenir. Kına türküsü şöyledir:

Kınası karılır tasta,
Oğlan evi pek havasta,
Kız anası kara yasta.

Yarenim kınan kutlu olsun
Orda dirliğin tatlı olsun,
Ney ney ney anam ney

Tuz kabını tuzsuz koyan,
Koca evi ıssız koyan
Anasını kızsız koyan
*** Nakarat ***
Ana hamama vardın mı?
Yunduğum yeri göndün mü?
Şimdi kıymetimi bildin mi?
*** Nakarat ***
Kaya dibi karıncalı,
Yanı çitte görümceli,
Hem dayılı, hem amcalı,
*** Nakarat ***
Atlayıp geçer eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Gelin evlerin ışığı.

Kına yakılırken orada bulunan bütün davetliler ve kız anası ağlar. Kına gecesi davetlilerin dağılmasıyla sona erer.
g) Güveybaşı ( Güvey Dirilmesi ):
Cumartesi günü ikindi namazından sonra oğlan evinde güvey başı (güvey dirilmesi) yapılır. Güveybaşına, oğlan evinin çağırdığı davetliler (erkekler) katılırlar ve oğlan evinin önünde toplanırlar. İkindi ezanı okunmadan önce oğlan evinden dört veya beş kişi güveyi ve sağdıcın esvabını almaya kız evine giderler. Kızevi önceden hazırladığı, güveyi ve sağdıcın esvabının bulunduğu iki ipek bohçayı oğlan evinden gelenlere verir. İki ipek bohçanın içinde "iç çamaşırı, mendil, takke, kravat, çorap ve gömlek" bulunur. Güveyi esvabını almaya gelenlere kız evi çeşitli hediyeler verir. Kız evinden gelen giyecekler ve takım elbiselerin pantolonu damat ve sağdıç tarafından güvey başından önce giyilir. Hocanın giydireceği ceket ve örme takke iki ipek bohçanın içine konur. Öğleden sonra güveybaşı için gelen davetlilere oğlan evi şeker, lokum, sigara ve kolonya ikramı yapar. Güveybaşı töreni ikindi namazından sonra camiye gidenlerin hocayla beraber gelmesiyle başlar. Önce ortaya bir hasır ve üzerine de haba (kilim) veya halı serilir. Hazırlanan bohçanın içindeki ceket ve örme takke ortaya getirilir. Sağdıç damadın, damatta babası veya dedesinin elinden tutarak imamla beraber tekbir sesleriyle evden çıkarak ortaya gelirler. İmam dua okuyarak sağdıcın ve damadın çekenini ve takkesini giydirir. Hocanın duasını bitirmesinden sonra güveybaşına gelen davetliler halının üzerine bozuk para atarlar. Toplanan bu paralar hocanın olur. Gelen davetliler tarafından damat ve yakınları tebrik edildikten sonra güveybaşı (dirilmesi) bitmiş olur ve davetliler dağılırlar. Eğer düğün çalgılı ise güvey basından sonra damadın arkadaşları onun etrafında toplanarak, çalgı eşliğinde oynarlar, davetliler bu esnada damada ve arkadaşlarına para takarlar. Erkekler yer, içer ve eğlenirler. Akşam olduğu zaman oğlan evi güvey eğlentisi yapar. Geç vakitlere kadar damadın arkadaşları ve davetliler eğlenirler. Böylece Cumartesi gününün kız ve oğlan evindeki düğün, kına ve güveybaşı törenleri bitmiş olur. Artık sıra pazar günü, yapılacak düğün ve gelin almaya gelmiş olur.
h)Pazar Düğünü - Gelin Alma - Nikah
Sandıklı düğünlerinde, pazar günü oğlan evine çalgıcılar erkenden gelir. Damadın yakın akrabalarının ve komşularının kapıları önünde çalgı çalarlar. Bunun anlamı ise akrabaları ve komşuları düğüne ve gelin almaya davet etmektir. Hangi evin önünde çalgı çalınırsa, o evin sahibi çalgıcılara bahşiş verir. Pazar günü sabahleyin erken saatlerden itibaren oğlan evinin davetlileri gelmeye başlar. Oğlan evinden, gelen davetlilere şeker, lokum, sigara ve kolonya, verilir. Yaz mevsiminde ise bunlara ilaveten soğuk içecekler verilir. Kızevinde, herkes erkenden kalkar ve gelini hazırlamaya koyulur. Oğlan evinden gelen kadınlar, gelini kuaföre götürürler, saçları yapıldıktan sonra gelinlik giydirilir gelini kız evine bıraktıktan sonra geri dönerler. Oğlan evinde ise gelin arabası güzelce süslenir. Çalgılar çalınır, oyunlar oynanır. Öğleye kadar oğlanevinin eğlencesi devam eder.
Öğle namazından sonra, önceden hazırlanmış gelin arabasına damat, annesi ve babası biner. Gelin arabası, tutulan arabalar ve davetlilerin arabalarıyla birlikte konvoy halinde kız evine varılır. Gelen arabalara kız evi tarafından mendil, havlu veya durumları iyiyse seccade bağlanır. Bütün bu işler tamamlandıktan sonra gelin kız ana, baba, kardeşleri, arkadaşlarını, akraba ve komşularıyla dolaşmaya başlar. Bu vedalaşma çok içten ve üzüntülü olur. Gelinin ağabeyi, babası veya dedesi kızın beline kırmızı kuşak bağlar ve kız babası kızına çeşitli tembihlerde bulunur. Daha sonra getirilen hocanın ve davetlilerin tekbir sesleri arasında gelin arabaya bindirilir ve gelin alınır. Hareket etmeden önce oğlan evinin yakınları tarafından fındık fıstık ve şeker atılır. Gelin alındıktan sonra konvoy kız evinden yola çıkar. Yolda gençler gelin arabasının, önünü keserler ve karşılığında para (bahşiş) alırlar. Düğün konvoyu eğer nikah yapılmamışsa doğru nikah salonuna gider. Burada gelen davetlilere nikah şekeri, sigara ve kolonya ikram edilir. Davetliler tamamen toplandıktan sonra nikah memuru tarafından genç çiftlerin nikahı kıyılır. Nikah bittikten sonra konvoyla şehir gezilir. En son şehir mezarlığından. geçilir.. Bundan amaç. insanların sonunun ölüm olduğu ve en sonunda geleceğimiz yerin orası olduğunu hatırlatmaktadır. En sonunda düğün konvoyu oğlan evin gelir. Sandıklı düğünlerinde gelin kız, nikah olmadan oğlan evine girmez. İki türlü nikah vardır. Biri resmi, diğeri de imam nikahıdır. Resmi nikah düğün sırasında veya öncesinde tespit edilen bir gün yapılmaktadır. Dini nikah ise gerdek gecesinde olmaktadır.
ı) Gelin İnme-Yüz Görümü:
Düğün konvoyu şehri gezdikten sonra oğlan evine gelir, evin kapısında kurban kesilir. Gelin ve damadın alnına kesilen kurbanın kanı sürülür. Gelin, oğlan evine girince el öptürme töreni başlar. Geline elini öptüğü yakını, komşular ve davetlilere düğün yemeği verilir. (Çorba, et, pilav, helva) Ayrıca mevlit okutulur. Gelinle damat içerideyken bir odada şerbet içerler. Buna "koltuk" adı verilir. Damat odadan çıkarken bozuk parayla karışık şeker atar ve dışarı çıkar. Daha sonra oğlan evinin yakınları ve komşuları geline bakmaya gelirler. Çıktıktan sonra geline para verirler. Çok yakınları altın veya bilezik takarlar Damat geline yüz görümlüğü ve hoş geldin hediyesi olarak bir altın veya bilezik takar. Daha sonra damat evden ayrılır ve arkadaşları tarafından akşama kadar gezdirilir. Damat akşam eve geldiğinde misafirlerle akşam yemeği yenir. Daha sonra damat ve gelin imam nikahı için abdest alırlar. Yatsı namazından sonra çağrılan hoca genç çiftlerin imam nikahım kıyar. Gelin ve damat oradaki büyüklerin ellerini öptükten sonra gerdeğe girerler. O gece damadın arkadaşları evin önünde arabalarla korna çalarak veya darbukayla oyun oynayıp gürültü. çıkarırlar. En sonunda oğlan evinden istedikleri hediyeyi; aldıktan sonra oradan ayrılırlar. Bu hediye Tatlı (kadayıf, baklava), yemek veya herhangi bir içecek olabilir. Damadın arkadaşları hediyelerini aldıktan sonra oradan ayrılırlar artık gelinle damat rahatsız edilmez. Böylece düğün tamamlanmış olur.
i)Duvak:
Pazartesi günü erkek tarafı kadınlara arasında duvak dediğimiz eğlence yapar. Gelinin saçı yapılır ve gelinliği giydirilir. Öğleden sonra oğlan evi tarafından tutulan salonda veya uygun genişçe bir yerde, oğlan evinin akrabaları ve komşuları toplanırlar. Duvağa gelenlere şeker, lokum ve kolonya ikram edilir. Davetlilere salona geçmeden önce kaynanaya hediye olarak para verirler. Önceden bir tefçi kadınla, oyuncu kaldırmak için bir kadın ayarlanır.Davet edilen kadınlarla, genç kızlar duvak eğlencesine gelirken en güzel elbiselerim giyerler. Oğlan evinden bazı kadınlar üç etek, küçük kız çocukları da gelinlik giyer. Duvakta Sandıklı'ya has yöresel oyunlar, tef eşliğinde ortaya ikişer ikişer kalkarak oynanır. Duvak eğlencesinde oynayanlara bozuk para verilir. Onlarda paraları tefçinin eteğine atarlar. Gelin duvakta geçimi olmaz düşüncesiyle para vermez ve konuşmaz. Oyuncular oynamadan önce hangi oyunu biliyorlarsa tefçi kadına söylerler ve tefçide onu çalar. Kadınların ve genç kızların duvakta, oynadığı oyun ve türküler şunlardır: Fındık dalları, Yekte, Adana'nın yolları taştan, Konyalı ve Engine'dir. Genç kızlar ve kadınların oyunlarından sonra gelini ortaya getirerek yüzüne vişneçürüğü ve pullu bir çember örterler yani yöresel adıyla gelini okşamış olurlar. Sonra geline oğlan evinin kadınları para veya takı takarlar. Duvaktan sonra oğlan evi gelen davetlilere evde yemek verir. Akşam olunca gelin kız gelinliğini çıkarmadan damatla beraber kız evine anne ve babasının elini öpmeye giderler. Biraz durduktan sonra oğlan evine geri dönerler. Artık sıra diğer yapılacak kız ve oğlan evinin davetlerine gelmiştir.
j) Düğün Sonrası Davetler:
Düğün bittikten sonra 1 ay içinde kız tarafı, oğlan evi ve yakınlarım "damat daveti" veya "düğün daveti" denen davet yemeğine çağırırlar. Davet yemeğine giderken geline gelinliği ve carı giydirilir. Ayrıca yüzüne pullu örtülür. Bu davette Sandıklı'ya has yemekler yenilir. Sırasıyla toga çorbası, söğüş et, börek, hoşaf, baklava, bamya, dolma ve sütlaç verilir. Kurulan sofralara 10 ila 15 kişi oturur. Yemekler yendikten sonra kızın anne ve babası, gelinle damada takı takarlar. Ertesi günü oğlan evinden gelin, damat, annesi ve babası tekrar kız evine giderler. Geline giderken gelinliği giydirilmez sadece üç etek denen yöresel kıyafet giydirilir. Gelenlere tekrar yemek daveti verilir. Buna "hoyraz" veya "poyraz ertesi denir. Oğlan evi daha sonra 2 ay içinde gelinin karyolasının bozulması için kız tarafım davet eder. Bu davete karyola bozma denmektedir. Bu davete kız evi ve yakınları katılırlar. O gün akşam yemeği oğlan evinde yenir. Bu davetlilerimizden başka ayrıca dini bayramlarımızdan Ramazan ve Kurban'ın 1. veya 2. günü akşamı kız evi, oğlan evine yemek daveti yaparlar. Bu yemeğe oğlan evinin tüm bireyleri katılırlar. Düğünün bitiminden 1 veya 2 ay sonra gelen cuması" denen kız evinin davetleri başlar. Her cuma geldiğinde gelin annesinin evine gider. Gelin aksama kadar orada kalır. Akşam, işinden çıkan damadında gelmesiyle kız evinde cuma daveti yapılır. Bu davet yıllarca aynen devam eder.

KAYNAK: Müzik Öğretmeni Caner Dölekloğlu
Reblog this post [with Zemanta]

XL Gelinlik Modelleri

Bildiğiniz gibi düğün sezonu açıldı blog olarak bu konuya yönelmemiz şart oldu.