Nisan 10, 2009

Sivas KaNgal Köpeği, Özellikleri ve Resimleri





Sivas Kangal
Kökeni: I. Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu'nun sonuç bildirisinde, “büyük Türk göçleri sırasında Türkistan'dan Anadolu'ya getirilen bir köpek ırkı olduğu” kabul edilmiştir.

Kangal ilçesine de adını verdiği düşünülen, Orta Asya'dan göç eden “Kanglı (Kangar)” Türk boyunun, göç ederken bu köpek ırkını da getirdiği düşünülmektedir. Orhan Yılmaz, "Kangal Köpeği / Tarihi-Tanıtımı-Yetiştirilmesi-Islahı" adlı kitabında “Kanglı” Türk boyunun Orta Asya'dan göç ederken yanlarında üç şeyi getirdiklerinden bahseder; bunların at, it ve koyun olduğunu söyler. Kangalların, bu boyun göç sırasında getirdiği bir ırk olduğunu kaydeder.
Canlı Ağırlık ve Vücut Ölçüleri: Kangal köpeklerine ait canlı ağırlık,vücut ve baş ölçüleri ile ilgili veriler genelde devlet ve üniversite çiftliklerinde yetiştirilen Kangal köpeklerinden elde edilmiştir.Bu çiftliklerde özel yetiştirme metotları ile iyi bakım ve beslenme uygulandığı için elde edilen verilerin köy şartlarında yetiştirilen köpeklere göre genelde yüksek olması beklenir.Başka bir deyişle köy şartlarındaki Kangalların canlı ağırlık ve vücut ölçülerinin bu ortalamalardan düşük olması normaldir.
Kangal köpeklerinde vücut uzunluğunun cidago (omuz) yüksekliğine oranı 100/85–90'dır.Yani vücudun yandan görünüşü kareye yakın dikdörtgen şeklindedir.Canlı ağırlık ve vücut ölçüleri köpeklerin yetiştirildiği yer (köy,dağ,arazi,çiftlik,bahçe vb) ile bakım ve beslenme şekline bağlı olarak büyük farklılıklar göstermektedir.İyi bir Kangal köpeğinde yüksek canlı ağırlık ve vücut ölçüleriyle birlikte bu ölçülerin birbiri ile uyumluluğu da önemlidir.
Kişiliği: Asılardan beri sürü koruma görevi yapan Kangal köpeğinde bu davranış içgüdüseldir.Sürü koruma görevini yaparken farklı zamanlarda farklı davranış şekilleri gösterirler.Sürü meraya ilk çıktığı zaman köpekler sürüden biraz uzaklaşıp etrafı kolaçan ederler.
Yaşlı ve deneyimli olanlar arada bir sürüyü kontrol ederler.Genç ve deneyimsiz olanlar sürüden bira daha fazla uzaklaşabilirler.Herhangi bir tehlike yoksa,sürü belirli bir yerde otlamaya başladığında genellikle sürüyü gözlemleyebilecekleri yüksekçe bir yerde yatarlar.(Rüzgarın estiği yöne doğru sürünün farklı yerlerinde yatarlar.)
Sürü herhangi nedenle ürkerse,yerlerinden ok gibi fırlarlar,sürüyü tehdit eden kurt gibi herhangi bir yırtıcı hayvan varsa aynı hızla onun peşinden koşarlar.Kısa mesafede kurda kim yetişirse kurdun üstüne atlar (Kurda Çöker) ; Diğerleri de ona yardıma gelir.Kurda yetişme olayı sık görülen bir durum değildir.Genellikle kurt kaçar ve köpeklerde bir süre kovaladıktan sonra sürüye geri dönerler.
Bazı köpekler ise inatla kurdun izini takip edip onu yakalamaya çalışır.Kurt kovalayan bazı kangalların birkaç gün sonra sürülerine döndükleri görülmüştür.
Kurtlar genellikle koloni halinde yaşarlar.Dolayısıyla sürüye grup halinde saldırırlar.Kurdu uzun süre kovalayan Kangallar,sürüyü savunmasız olarak bırakırlar.Bazı kurtlar koloniden birini köpekleri peşine takması için görevlendirir,sonra farklı yönlerden sürüye saldırırlar.
Çobanların bu durumlar için önlem almaları gerekebilir.Bunlardan biri,köpeklerden bir veya ikisini yanında bağlı olarak yedekte tutmaktır.Diğer köpekler kurdun peşine takılıp sürüden uzaklaşınca yedek köpekler devreye girer.Bu gibi Saldırıları önlemek,çobanın ve köpeklerin deneyimlerine bağlıdır.
Daha önce bütün saldırılara mağruz kalmış köpekler kurdu bir süre kovaladıktan sonra geri dönüp sürüsünün çevresinde çark gibi döner ve etrafı araştırırlar.Köpekler geri dönerken bazen bir veya ikisi takibe devam eder.Sürünün yanına dönen köpekler,sürüyü tehdit eden herhangi bir tehlike olmadığını görürse ve hala kurdun peşinde köpek varsa tekrar kurdun peşine düşerler.Köpeklerin bu davranışı,günün değişik zamanlarına göre farklılık gösterir.
Gündüz ısrarla kovalarken gece vakti kovalamada fazla ısrarcı olmaz ve sürülerinin başına çabuk dönerler.
Kurdu ısrarla takip eden Kangallar,saldırıyı püskürtüp kısa süre sonra sürünün yanına dönen kangallar kadar uzun ömürlü olmazlar.Bunun iki nedeni vardır:Birincisi,kurt kapanı denilen tuzağa düşerek kurtlar ; ikincisi,diğer sürülerin köpekleri tarafından öldürülme olasılıklarının yüksek olmasıdır.Israrcı kangallar günün birinde kurtların bir davranış şekli olan ve kurt kapanı adı verilen tuzağa düşüp onlara yem olurlar.Kurt kapanı;kurtlardan birinin sürüye yanaşıp köpeklerin dikkatini çekerek kaçması ve peşinden gelen köpeği sürüden uzak bir yerde,aile fertleri ile pusuya düşürüp öldürmesine denir.
Kangalların diğer sürülerin köpekleri öldürülmesi olayında ise çobanların rolü büyüktür.Bu çobanlar;kurt kovalarken sürüden uzaklaşan cesur bir Kangal köpeğine,dönüşte –koruyup kollamaları gerekirken–kendi köpeklerini saldırtırlar. Bu ve benzeri olaylardaki çobanın davranışı,eğitimi ve bilinçli olması ile ilgilidir.
Kurdu çok uzun süre kovaladıktan sonra öldüren Kangallar da vardır.Bu uzun takipten sonra kurtlar kurtulsalar da takipte ısrarlı olan Kangalların koruduğu sürülere ikinci kez yanaşmazlar.Sürü emniyetini elden bırakmayan ve kurdu kısa bir süre kovalayıp geri dönen Kangalların sürüleri ise kurt saldırılarına daha fazla maruz kalırlar.
Kurtlar yavrularını büyütünceye kadar, yerlerini belli etmemek için,yuvalarının etrafındaki sürülere zarar vermekten kaçınırlar.Saldırılarını en çok gece ve sabahın erken saatlerinde yaparlar.Kurt saldırılarının ender görüldüğü gündüz vakitlerinde Kangallar,yarı uyku halinde dinlenmesi ile harekete geçerler.Kangallar geceleri daha aktiftir ve sürü yatana kadar sürekli etrafında dolaşırlar;sürü yattıktan sonrada etrafında belirli bir konumda yatarlar.
Çoban, gece uyurken sürünün hareketlenmesi halinde uyanık için,sürü içinden kendine alıştırdığı bir koyunu eline bağlar. Bu koyuna halk arasında''bağcak koyunu'' denir.Dinlenmekte olan sürü herhangi bir nedenle hareketlendiğinde bağcak koyunu da harekete geçerek çobanı uyandırır.Çobanın herhangi bir sebeple sürüsünün yanında bulunmaması halinde bile,sürü hareket ettiği zaman,deneyimli ve iyi yetiştirilmiş Kangallar –çoban aramadan– sürüyle birlikte gider ve sürünün korunmasını sağlamaya çalışırlar.İyi bir Kangal köpeği şartlar ne olursa olsun sürüyü asla yalnız bırakmazlar.
Kangallar sürüye yaklaşan yabancı insanlara karşı da sürüyü korurlar.Yaklaşan bir yabancı gördüklerinde bir araya gelip havlayarak ona doğru koşarlar ve onu uyararak onu sürüden uzak tutmaya çalışılar. Çoban müdahale etmez ve yabancı koşarak kaçarsa köpekler onu kovalar ve yaralanmasına neden olabilir.Kangallarda bölge koruması ön plandadır.Sürüden uzak bir mesafeden geçen yabancılara sadece havlayarak varlıklarını bildirirler.
Sürüde kullanılacak Kangalların kardeş olmalarına özen gösterilmelidir.Çünkü kardeş birbirlerini daima kollar ve hiç bir durumda terk etmeler.
Sürüde bulunan Kangallar arasında daima hiyerarşik bir düzen vardır.En güçlü köpek sürünün lideridir.Doğal şartlarda dişi ile o çiftleşir.Aralarında kavga çıkan gençlere o müdahale edip ayırır.Yemek aynı kaptan yenecekse önce o karnını doyurur.


İnsanlara Karşı Davranış
Kangal köpeği sahibine bağlı,yabancı kişilere tepkilidir.Sorumlu olduğu bölgeye –insan dahil– hiçbir canlıyı sokmamaya çalışır.Sahibi yanındayken yabancı kişilere karşı fazla tepki göstermez.Davranış bozuklukları ve istisnalar hariç hemen saldırıya geçmez.Yabancı şahsı birkaç kez havlayarak bekler ve sahibinin komutunu bekler.
Kangal köpeğinin merhamet duygusu gelişmiştir.Normal şartlarda sahibi ve bakıcısına karşı saldırgan değildir.Savunmasız kişilere –özellikle kadın ve çocuklara karşı– uysal ve yumuşak davranır.kangalın iyi huylu olması büyük ölçüde büyüme dönemindeki yetiştirme şekliyle ilgilidir.İnsanlara ve çevreye alışması çok küçük yaşlarda başlar.Henüz gözü açılmamış eniklerin her gün itina ile sevilip okşanması,ileriki yaşlarda insanlarla daha iyi ilişki kurmalarına yardımcı olur.

Yavru büyürken her aşamada ona sevgi ve şefkat ile yaklaşılmalı,nelerden hoşlanıp hoşlanılmadığı belirlenmelidir.Hatta ev ve bahçe ortamlarında yaşayan Kangal yavrularına belirli zamanlarda radyo ve televizyon dinletilmesi,onların sosyalleşmelerine yardımcı olur.Ancak tüm bu sosyalleştirme çalışmalarının bir disiplin içerisinde yapılmasına dikkat edilmelidir.
Bazı kimseler,bekçilik etmesi için yetiştirilen köpeklerin ıssız ve karanlık bir yerde dış ortamdan izole edilmiş şekilde yetiştirilmelerini tavsiye ederler.Bu tavsiyeye göre yetiştirilen köpeğin daha saldırgan olup daha iyi koruma yapacağını savunurlar.Halbuki bu şartlarda yetişen bir köpek yeterince güneş ışığı almadığı için sağlıksız olur.Ayrıca insanlarla sağlıklı iletişim kurmadığı için korkak ve ürkek tavırlar sergileyebilir yada aşırı ve hedefsiz saldırganlık gösterebilir.
Bekçilik için yetiştirilen Kangalın görevi, bulunduğu bölgeye yabancı kişilerin yaklaşması durumunda,onları havlayarak uyarmak ve yaklaşmamalarını sağlamaktır.Bekçilik görevi yapan köpekler için saldırma ve yaralama başvuracakları en son davranış şekli olmalıdır.İri ve güçlü bir köpek olan Kangalların yanlış yetiştirilme sonucu saldırganlaşması ve kontrolden çıkarak amaçsızca etrafa zarar vermesi,hem köpek hem de sahibi için tehlikeli sonuçlar doğurur.
Kangal,öldürmek için tasarlanmış bir hayvan değildir.Örneğin pitbull ırkı köpekler gibi öldürmek amacıyla saldırmaz.Bölgesine giden yabancı bir insana saldırmaya kalktığında bu kişi hareketsiz durur veya bulunduğu yere oturursa,Kangal bu davranışı teslimiyet olarak algılar ve sahibi gelene kadar yabancıyı hareketsiz tutmak için etrafında dolaşır.Bu davranış biçimi Kangalların insanlara öldürmek amacıyla saldırmadığına örnektir.Kangal,sahibini ve ailesini koruma görevini yerine getirirken iyi ve kötü niyetli insanları ayırt etme yeteneğine sahiptir.Eğer gelen kişinin kötü niyetli olduğuna inanırsa harekete geçer.Amacı öncellikle düşmanı eyleminden caydırmak ve uzaklaştırmak aksi takdirde teslim almaktır.Mecbur aldığında düşmana ciddi zararlar vermekten çekinmez ve bunu yapacak güce sahiptir.
Çiftleşme Döneminde Davranış
Dişiler genellikle yılda iki kez kızgınlık gösterirler.Erkekler ise her zaman çiftleşmeye hazırdır.Aynı yerde büyütülen kardeşler genellikle çiftleşmezler.Dişiler sadece proöstrüs kanamaları bittiğinde erkekle çiftleşmeyi kabul ederler.
Çiftleşme döneminde Kangallar huzursuz ve saldırgan olurlar.Çiftleşme dönemi doğal şartlarda,koyun sürüsü yanına gerçekleşirse,dişinin bulunduğu sürüdeki erkekler ile –kızgın dişinin kokusunu alan– diğer sürüdeki erkekler arasında kıyasıya bir mücadele başlar.

Kavga eden erkekler arasında ciddi yaralanmalar meydana geçebilir.Kavgalar sonucu bu tip yaralanmalara müdahale edilmez ise köpekler ölebilir.Bazen kızgın dişiler erkekleri peşine takıp sürüden uzaklaştırarak sürüyü korumasız bırakabilirler.Ayrıca sürüdeki diğer dişilere karşı sert davranışlarda bulunabilirler.
Kayıtlı bir yetiştirme için kızgınlık gösteren dişinin daha önceden belirlenen erkek ile kapalı bir yere konması gerekir.(Yavruların soy kütüğünün oluşturulması ve olumsuzlukların engellenmesi için) dişi ile aynı yerde bulunan erkekler aşırı sahiplenme davranışı gösterirler.

Bazı erkekler sahiplerini bile kıskanarak dişiye yaklaştırmazlar.Bazı dişiler kızgınlık gösterdikleri halde kapatıldıkları erkekle seçici davranarak çiftleşmeyebilir.
Çiftleşme tamamlandıktan sonra hayvanları birbirlerine kenetlenerek yaklaşık 15 (on beş) dakika kalırlar ve daha sonra ayrılırlar.
Analık Davranışı
Kangal köpeklerinde –birçok canlıda olduğu gibi– gelişmiş bir analık yeteneği vardır.Bu yetenek kalıtsal olarak yavrulara geçer.Dişi damızlık seçimi yapılarak bu özelliği de dikkate almak gerekir.Analık yeteneği doğum sayısı ile birlikte artar.Aynı ırk içerisindeki köpeklerde bile analık özelliği farklıdır.

İlk doğumda hiçbir sorun yaşanmasa da bazen tecrübesiz genç dişiler yavrularının üzerlerine yatarak ezilmelerine neden olabilirler.Yavruların ezilmesi köpeğin fazla iri olması ile de ilgilidir.Bazı dişilerde ise analık özelliği çok yetersizdir.Doğumdan sonra yavrularını kurutmaz ve emzirmekten çekinir.

Böyle durumlarda yavruların kurulanması ve emzirilmesi için müdahale edilmesi gerekir.Ayrıca ilk doğumlarda yavrularının ölümüne neden olmaları,bu dişilerin sonraki doğumlarında da benzer davranışları sürdürecekleri anlamına gelmez.
Kangallar genellikle yavrularına karşı şevkatli ve koruyucu olmalarına rağmen kendilerine verilen –özellikle et ve kemik türü– yiyecekleri yavrularından bile kıskanabilirler.Ayrıca emzirme döneminin sonlarına doğru yavruların büyüyen diş ve tırnaklarından rahatsız olan analar,yavrulara hırlayıp bazen de uyarı anlamında ısırabilirler.

Bu tip olayları engellemek için anaya,istediği zaman yavrulardan uzaklaşabileceği bir alan sağlanması; yiyeceğinin yavrularının erişemeyeceği bir yerde verilmesi ve doğum bölmelerine,yavruların belli bir yaşa gelene kadar içinden çıkamayacakları engeller yapılmasında yarar vardır.
Dişi Kangallar yaban hayatta yaşayan bir çok hayvanda da görüldüğü gibi mide içeriklerinin yavrularının önüne kusup onları beslemeye çalışırlar.Bu davranış genellikle yavruların büyüdüğü ve ana sütünün yetmediği zamanlarda görülür.
Doğum yapmış dişi,diğer köpeklere ve yabancı insanlara karşı serttir.Özellikle doğumu takip eden ilk günler,sahibine ve birlikte yaşadığı köpeklere bile sert davranabilir.Bu davranış yavrularına zarar gelmediğini gördüğünde zamanla azalır.
Beslenme Davranışı
Doğadaki tüm canlılar yaşamlarını sürdürmek için beslenmek zorundadır.Dolayısıyla yiyecek için hem diğer türlerle hem de kendi türündeki bireylerle mücadele içindedir.Bu doğal davranıl köpeklerde yiyeceklerini kıskanma şeklinde ortaya çıkar.Yavru iken gerekli eğitimi alamayan köpekler bu davranışlarını hayat boyu sürdürürler.
Etobur olan köpekler et ve kemik gibi yiyecekleri diğer yiyeceklerden daha çok sahiplenir ve kıskanırlar.Yal ve ekmek gibi yiyecekleri sorun çıkarmadan beraber yiyebildikleri halde et ve kemik gibi yiyecekleri aynı kaptan yemeleri hemen hemen imkansızdır.

Kangal yetiştiricisi için olumsuz sayılabilecek bu davranış,Köpek yavru iken eğitilerek önlenebilir.Bunun için yetiştiricinin yavrulara et ve kemik gibi yiyeceklerin eliyle vermesi ve bazen de yavrunun ağzından bu yiyecekleri çıkarıp alması gerekir.
Günlük yiyeceklerin her gün aynı saatte verilmesinde yarar vardır.Özellikle sürü halinde yaşayan köpekler,verilen yiyecekleri çabuk tüketmeye çalışırlar.Tüketemediklerini de daha sonra yemek üzere gömerler.Evde veya bahçede tek olarak yaşayan köpeklerde çok hızlı yemek tüketme alışkanlığı görülmese de artan yiyecekleri saklama alışkanlığı devam eder.Verilen yiyecekler karışım halinde ise yemeğe önce et ve kemik gibi lezzetli yiyeceklerden başlar.Kangallar enerjilerini çok iyi kullandıkları için iri cüsseli olmaların rağmen fazla besin tüketmezler.

6 yorum:

  1. ya benim bi köpeğim var daha 3 -4aaylık beni çok ısırıyor ve ona bağırıca o da bana bağırıyor nasıl onu akıllı bir köpek yapabilirim.tut tut diyince ısırmıyor bi fikir verin

    YanıtlaSil
  2. fikir istiyen kardşm bnmde 2 tane kangal war 3 aya lkadar öle söz dnlemdler sonra bn ona 1 ay kadar dışarı çıkarmdm yuwasnda 1 saat flan hep onla inlilendin 1 ay bboyumca şimdi sıkıyosa sözümü dnlemesnler dediğimi yaprsan faydasnı görürsünn..

    YanıtlaSil
  3. bende bir sivas kangalı var yavruyken almıştım şimdi dev gibi oldu ve üç kişiyi yaraladı evmize kimse gelmez oldu napabilirim onu uysallaştıracak??

    YanıtlaSil
  4. tatli 1 bucuk yasinda

    YanıtlaSil
  5. bende bir kangalvar 6 aylık davarları satınca elimde kaldı satabilirrim ama köpekçok harika tel :05304412782

    YanıtlaSil
  6. Benim Bitane Kangalım Vardi 1 Aylık Olmusmuydu Bilmiyorum... Fena Isırıyordu Sonra Bizim Büyük Kapi Vardi Onun Altindan Cıkıyodu Paçayi Tutuyodu Baglamadim Biraz Büyüsün Diye Kaçti Giddi Adi Comardi Hakiki Kangaldi Çok Özledim .....[Anonim]

    YanıtlaSil